TÜFE enflasyonu giyim kaleminin yardımıyla beklentilere paralel son dakika

Ekim ayı TÜFE enflasyonu %2,13 seviyesinde gerçekleşerek %2,1’lik medyan piyasa beklentisine paralel, ancak bizim %2,65’lik tahminimizin altında açıklandı. Böylece yıllık enflasyon %11,8’den %11,9’a yükseldi. Çekirdek TÜFE enflasyonu (C) ise aylık %1,92 gerçekleşmeyle, yıllık bazda %11,3’den %11,5’e yükseldi. Yİ-ÜFE enflasyonu ise, TL’deki zayıflığın yansımalarıyla aylık bazda %3,55 seviyesinde gerçekleşti ve yıllık bazda %14,3’ten %18,2’ye yükseldi.

Giyim enflasyonunun tarihi ortalamasının çok altında kalması, tahminimizdeki sapmanın ana nedeni. Öncelikle, aylık giyim enflasyonunun %6,9’luk gerçekleşmeyle %11,5-%12,0’lik tarihi ortalamasının çok altında kaldığını görüyoruz ki, bu tahminimizdeki sapmayı büyük ölçüde açıklıyor. Örneğin, giyim enflasyonu tarihi ortalamasına paralel gerçekleşseydi, manşet TÜFE enflasyonu kabaca %2,5 olacaktı. Bu da aslında, diğer kalemlerdeki enflasyon gerçekleşmelerinin piyasa beklentilerini aştığını gösteriyor. Giyim enflasyonunun yıllık bazda %2,0 (iki yıllık toplamda da %4,2) seviyesinde gerçekleşerek, manşet enflasyonun çok altında kaldığını görüyoruz.

Diğer kalemler beklentilerimizle kabaca uyumlu. Piyasa beklentilerinin üzerindeki tahminimizin nedenini, yüksek gıda enflasyonu (%3,5) beklentimize bağlamıştık, ki gerçekleşmenin %3,0 çıkmasıyla beklentimizin küçük bir sapmayla doğru çıktığını görüyoruz. Bunun dışında, kur geçişkenliğinin özellikle dayanıklı mal grubu enflasyonu üzerinde etkili olduğu, bu kalemde aylık %2,8 artışla yıllık fiyat artışının %19,8’e ulaştığı (geçen ay %17,4 idi) görülüyor. Gene TL’deki zayıflığın olumsuz yansımasıyla, diğer temel mallar grubunda da aylık %1,4’lük ortalama fiyat artışının ardından, yıllık enflasyon %8,1’den %9,4’e yükseldi. Hizmet enflasyonu aylık %0,7’lik gerçekleşmeyle, yıllık bazda %10,8’den %10,9’a yükseldi. Kur geçişkenliğinin artan etkisine karşın, giyim enflasyonunun yukarıda bahsettiğimiz üzere çok düşük seyretmesi, yıllık çekirdek enflasyonu da %11,5’te (geçen ay %11,3) sınırlamış görünüyor.

TÜFE enflasyonu üzerinde maliyet yönlü baskılar artıyor. Kur gelişmeleri yurtiçi ÜFE enflasyonu üzerinde daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde etkili oluyor. Yurtiçi ÜFE enflasyonu, bunu destekler nitelikte, aylık %3,55 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %14,3’ten %18,2’ye yükseldi. Mevcut kur seviyeleri, burada birkaç ay içinde %25 seviyesinin aşılabileceğine işaret ediyor. Bu da önümüzdeki aylarda TÜFE enflasyonu üzerinde maliyet yönlü baskıların şiddetlenebileceği anlamına geliyor.

TÜFE enflasyonu sene sonunda %13’ü aşarken, Mart/Nisan aylarında %15’lere ulaşabilir. Ekim ayı TÜFE enflasyonu beklentimizin altında kaldıysa da, son kur gelişmeleri kısa vadeli enflasyon tahminlerimizde (ve piyasa tahminlerinde) yukarı yönlü bir revizyon gerektiriyor. Buna göre, TÜFE enflasyonunun sene sonunda %13’ü aşarken (beklentimiz %13,3), Mart/Nisan aylarında %15 seviyelerini test etmesini (ya da yaklaşmasını) bekliyoruz. Aslına bakılırsa, kurlarda istikrar sağlanmadığı sürece, sağlıklı bir enflasyon tahmini yapmak neredeyse imkansız görünüyor. Enflasyon tahminlerinin dengeye oturması için, öncelikle TL’deki zayıflığın kontrol altına alınması gerekiyor. Bunun için de, ortalama fonlama maliyetinin, daha önceki beklentimiz olan %14,0-14,5 yerine, daha yüksek seviyelere (%16,0 civarı) çekilmesi gerekli olabilir.

Kaynak Gedik Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir